Hikmet Karaman'dan derbi yorumu!

60 yaşındaki Deneyimli teknik adam Hikmet Karaman, Fenerbahçe ile Beşiktaş arasında oynanacak derbi maç hakkındaki görüşlerini Mackolik ile paylaştı...

Hikmet Karaman'dan derbi yorumu!

Son olarak Süper Lig ekiplerinden Yeni Malatyaspor'u çalıştıran 60 yaşındaki deneyimli teknik adam Hikmet Karaman, Süper Lig'in 10. haftasında Fenerbahçe ile Beşiktaş arasında oynanacak derbi maç hakkındaki görüşlerini ifade etti.

İşte dev derbi öncesi Mackolik'in sorularını yanıtlayan Hikmer Karaman'ın açıklamaları...

"İki teknik adam arasında siyahla beyaz kadar fark var"

Genel olarak birkaç cümlede özetleyecek olsanız nasıl bir derbi öngörüyorsunuz?

"Önce 8-9 haftalık değerlendirmeye, her iki teknik adamın oynatmak istediği oyuna bakmamız gerekiyor. Sergen Yalçın ile Erol Bulut'un oynattığı oyun farklı. Fenerbahçe’nin kadrosu ve hamle gücü, Beşiktaş’a oranla çok fazla. Sergen’in de oyunun içerisinde hücumda, taktik olarak takımına vermiş olduğu farklı bir yapı var. İşte böyle iki takım karşılaşacak. İki teknik adamın oyuna bakış açısı arasında siyah ile beyaz kadar fark var. Çok farklı iki teknik direktör sahada, bu yüzden bol gollü bir maç olur.

Gençlerbirliği maçında Fenerbahçe, bireysel oyuncularının kalitesiyle farka koştu. Beşiktaş da, Başakşehir maçının son bölümlerinde zor anlar yaşadı, Sergen Yalçın kadro sıkıntısı çekti. Derbide oluşabilecek her skorda Erol Bulut’un maçı çevirmek adına hamle sayısı daha fazla; ancak bugüne kadar ondan da taktiksel anlamda fazla bir çeviri görmedik. Fenerbahçe’de şunu gördük: Kanat-hücum oyunu ve duran toplardaki oyun. Gençlerbirliği maçında kaliteli ayakların gol vuruşlarında isabet derecesinin ne kadar yüksek olduğunu gözlemledik. Geniş bir kadroda oynamayan oyuncular görev aldığında, hem performans hem de oyuncunun kendi yapısında negatif bir algı oluşturabiliyor. Mesela Mert Hakan... Ama Gençlerbirliği maçında eksiklerden dolayı ona şans verilmesi; kalitesini göstermesini sağladı. Bu söylediğim, diğer yabancı oyuncular için de geçerli. Bu açıdan Fenerbahçe’nin avantajı var. 

Şunu da söylemek lazım; Erol Bulut, Malatya’dayken kapanan ve çok iyi çıkan bir oyun da geliştirmişti. Öte yandan Sergen Yalçın’ın da enteresan bir hücum oyunu var. Sürekli hücumu arzuluyor. Bir önceki hafta Gaziantepspor karşısında çok defansif bir kadro ile oynamak zorunda kaldı; pozitif vakalar, eksikler vardı, defansa çekilmek zorunda kaldılar. Eğer Erol Bulut, Beşiktaş’ın çok hücumcuyla geleceğini düşünüp ona göre oynarsa çabuk oyuncularıyla çok fazla boş alan bulabilir. Tam tersi, Beşiktaş da seyirci olmadığı için rahat oynayacak, Fenerbahçe seyircisinin olmaması Beşiktaş’a yarayacak ve Sergen Yalçın da o istediği hücum oyununu böylece oynatabilecek. Eğer bu oyunu oynatır ve golle de buluşabilirlerse, çok enteresan ve bol gollü bir maç ortaya çıkabilir."

"Ben olsam Atiba'ya kesinlikle baskı uygularım"

Beşiktaş son 4 maçta 3. galibiyetini aldı. Ayrıca bu sezon sadece bir maçta gol atamadılar, onun dışında her maçta skor ürettiler. Gol atmakta sorun yaşamayan ama savunmada açıklar veren bir Beşiktaş var. Fenerbahçe ise deplasmanda 5 maçta 4 galibiyet ile ligin en başarılısı. İç sahada 5 gol, dış sahada 12 gol kaydetmiş durumdalar. İki takımın bu artı ve eksilerini siz nasıl yorumluyorsunuz?

"Beşiktaş’ın şu an hem hücum oyununu hem skoru getiren en önemli oyuncusu Atiba. Fenerbahçe’de Gustavo veya o bölgedeki bir başka oyuncu Atiba’yı geçiş oyunu, geriden oyun kurma noktasında kitlerse Beşiktaş zorluk yaşar. Çünkü Beşiktaş’ta henüz devreye girebilen bir başka isim olmadı bu anlamda. Öte yandan stoper bölgesinde de soru işaretleri var. Erol Bulut'un maçtan önce ne oynatmak istediği bu yüzden önemli. Ben olsam Atiba’yı kesinlikle rahat oynatmam, ona baskı uygularım. Erol Bulut’un orta sahada da çok sayıda alternatifi var. Beşiktaş’ta Atiba olmasa Sergen Hoca kara kara düşünürdü, 'Kimi oynatayım?' diye.  

Sergen Yalçın'ın iki bekini atağa çıkaran, sağ ve sol açığını zaman zaman yan yana oynatıp içeriye sokan ve beklerini de hücum bölgesine yerleştiren bir oyun felsefesi var. Beşiktaş’ın kadro ve oyun itibarıyla eksik olan noktası ise takım defansı ve savunma hattındaki oyuncuların henüz oturmamış olması. Stoperde Vida, Welinton, Montero; sol bekte Rıdvan, N’Sakala bir oynadılar, bir oynamadılar. Keza kalecilerde de bunu yaşadı ve kadroyu bir türlü şekillendiremedi Sergen Yalçın. Zorunlulukların getirdiği bir düzen oldu her hafta. Beşiktaş'ın hücumu öldürücü bir hücum; ya ölür ya öldürür.

Aynı şey Fenerbahçe için geçerli değil. Orada ise eldeki kadro zenginliğini ve teknik adam olarak Erol Bulut'un taktik bilgi ve becerisini maç oynayarak göreceğiz. Henüz bunu tam olarak gösteremedi. Trabzonspor maçının ikinci yarısında yaptığı değişiklikler hem oyuna hem skora etki etti; ancak Eddie Newton da bir karşı hamle yapmadı. Dolayısıyla bir taktiksel dokunuş Fenerbahçe’nin kazanmasını sağladı. Fakat bir karşılık gelmiş olsaydı, ne olurdu bilemiyoruz. Bu anlamda önemli bir maç bizi bekliyor." 

"Erol Bulut taktik anlamda rahat edemiyor"

Erol Bulut ve Sergen Yalçın, her ikisi de Anadolu kulüplerinde önemli başarılar yakaladılar ve sonrasında taraftarı oldukları camialarda sorumluluğu devraldılar. Bu durum onlara tanınan krediyi, bir başka teknik direktöre göre artırıyor mu; taraftarla yönetim arasında tansiyonu düşürücü bir vazife görüyorlar mı?

"İki teknik direktör de Yeni Malatyaspor ve Alanyaspor patentli… Üstelik ikisi de iyi kadrolarla çalıştı. Sergen Yalçın'ın Jahovic, Bifouma, Fofana, Gökhan Töre gibi hiç de yabana atılmayacak hücumcu oyuncu grubu vardı. Öte yandan Alanyaspor’da Erol Bulut'un kadrosu da öyleydi. Erol Bulut'un taktik anlamda rahat hareket edebilmesi için maç kazanması lazım, çünkü ben görüyorum edemiyor. Ağırlığı olan oyuncuları da oyuna almak durumunda kalıyor. Kadro geniş olunca da böyle bir durum var. Mesela bana kalırsa Fenerbahçe’nin santrforu Papiss Cisse olmalı. Gençlerbirliği maçında istenilen performansta değilmiş gibi gözükse bile tam olarak o mevkinin oyuncusu, ceza sahasının içindeki isim, stoperleri tehdit eden isim. Samatta ise biraz daha gezgin karakterde. Samatta, Valencia, Thiam üçlüsü ile o döngü tamamlanamıyordu. Ama Cisse olunca, ceza sahası dışından da şutlar gelmeye başladı. Çünkü Cisse, stoperleri orada tutuyor, çıkartmıyor.

Diğer yanda ise Sergen Yalçın'da kadro eksikliği vardı, baskı daha hafifti, rahatça 11’ini kurdu ve oynayan oyuncular da rahat oynadı. Eğer taraftar olsaydı, ikisinin de işi çok zor olabilirdi. Fenerbahçe’nin iç sahada oynadığı Hatayspor, Fatih Karagümrük maçlarında taraftar o oynanan oyunu kabullenmezdi. Elbette oyuncular da o taraftarın önünde öyle oynamayabilirdi. Beşiktaşlı oyuncular da Yeni Malatyaspor maçında daha farklı bir motivasyon ile sahada olabilirdi. Artık taraftarsız olan maçlarda, büyük takım oyuncuları performanslarından zaman zaman uzak kalabiliyor ve konuk takımlar da çok rahat oynayabiliyor."

"Beşiktaş kazanırsa şampiyonluk potasına girer"

İki takım açısından da bakarsak, olası bir galibiyet ileriye dönük nasıl bir etki bırakır?

"Beşiktaş galibiyeti, takımı şampiyonluk potasına sokar. Fenerbahçe’nin galibiyeti kadro yapısının gücünü ve maratonu çok iyi koşacağını gösterir. Yenilgide ise oynanan oyun, taktik varyasyonlar noktasında teknik direktörleri tartışılır hale getirir." yorumunda bulundu.

Kaynak : Goal.com

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER