Ahmet Çakar

Federasyon ve hakemler MHK'ya güvenmiyor

Ahmet Çakar

 Her söylediği gündem olan ekranların sivri dilli yorumcusu ve eski FIFA kokartlı hakem Ahmet Çakar, Sporcope’a çok özel açıklamalar yaptı. Çakar hem kendi özel hayatı hemde Türk futbolunu değerlendirdi.

Bir insanın her söylediği gündem olur mu? Oluyor! Her yaptığı olay olur mu? Oluyor! Bahsettiğimiz kişi Beyaz Futbol programının yorumcusu Ahmet Çakar. Son dönemin en başarılı spor yorumcularından. Sporseverleri ekran başına kitliyor. Sivri dilinin yanında yaptığı farklı yorumlarla izleyicinin ilgisini fazlasıyla çekiyor. Sayın Çakar ile A’dan Z’ye hem kendi hayatı hemde Türk futbolunu konuştuk. Galatasaray’ın şampiyonluk şansının olmadığını söyledi. Cüneyt Çakır’dan övgüyle bahsetti. Bazı hakemleri yerin dibine vurdu. Yine her zamanki üslubuyla… İşte sizler için yaptığımız Ahmet Çakar röportajının ilk bölümü…

Röportaj: Erdi Sürücü – Sporcope

Çok iyi bir hakemdiniz. Avrupa’da üst düzey maçlar yönettiniz. İstanbul Erkek Lisesi ve sonrasında Çapa Tıp Fakültesi’ni bitirdiniz. Neden MHK veya TFF’de görev almak yerine medyayı tercih ettiniz?

Egoist düşündüm. Çünkü MHK’de görev aldığın zaman sosyo-ekonomik açıdan zorlanırsın. MHK’de kendi göbeğini kesemiyorsun. Hakemsen sahadasın, başarılıysan iyisin, kötüysen kötüsün. Ama MHK’de oldun mu, 100 tane hakemin çok iyi olur, 1 tane hakemin kötü olur 3 büyükten birinin hakkını yer. Türkiye yangın yerine döner. Ben madden ve manen egoist düşünücem dedim. 20 yıl ateş edilen ben oldum. 20 yıldan sonra da ateş eden ben olayım. İyi ki de böyle yapmışım. İyi paralar kazandım popülaritem devam etti. Hayatımdan memnunum.

MHK’da görev almak yerine medyayı seçtiğiniz için hiç pişman oldunuz mu?

Hayır. Çünkü istersem yarın MHK’ye giriyorum derim ve 3 ay sonra girebilirim diye düşünüyorum.

Hiç MHK başkanlığı için teklif aldınız mı?

Çok fazla teklif aldım. Açık çek aldım. Levent Bıçakçı ve başkalarından. Levent Bıçakçı ismini daha önce açığa çıktığı için söylüyorum.

Hiç MHK başkanlığı için önerdiğiniz bir isim oldu mu?

Ahmet Güvener vardı kafamda. Bir gün aradık İstanbul’dan Ankara’ya gel dedik. İlk uçakla geldi. Otelde odaya geçtik. Celal Doğan, Ahmet Güvener’e dedi ki sen MHK başkanısın. İki Ahmet oturun MHK’yi oluşturun, ben gidiyorum. O gitti ben ceketi çıkarttım. Hadi dedim yapalım listeyi. Yok dedi Ahmet Güvener. Artık ben MHK başkanıyım seni karıştırmam. Gözünde tel gözlük vardı. Gözlüğü kaptım. Tel gözlük böyle büktün mü bükülür. Çık çıt çık diye büktüm çöpe attım gözlüğü. Dedim ki sen ne kadar şerefsiz bir adamsın. 50 defa kendini yırttın beni aradın beni MHK başkanı yap diye. Şimdi ben seni tanımam diyorsun dedim. Bunların hepsi yaşandı.

“HAKEMLER, FEDERASYON VE MHK’YE GÜVENMİYOR”

Bu sene hakemlerimiz çok kötü maçlar yönetiyorlar. Siz şu an MHK başkanı olsanız ilk yapacağınız iş ne olur?

Çok basit. Benim seminerim sadece 1 dakika sürer. Hiç öyle milleti Antalya’da topla, 3 gün çocuğundan karısından ayır, dünyanın masrafını federasyona yaptır… Öyle bir şey yok. Yazıyla, e-mail ile; Ey hakemler! Maç yönetirken Allah’tan ve benden veya başka birinden çekindiğinizi hissedersem -kulüp basın şu bu gibi- gidin annenizin bahçesinde maç yönetin. Ben size bir daha maç vermem derim. Benim seminerim 3 cümledir, 1 dakika sürer, e-mail ile yapılır. Şu an hakemlerin eğitim eksikliği falan yok, ciddi anlamda güven eksiği var. Kendini yönetenlere, TFF ve MHK’ye güvenmiyorlar. Çünkü onların da basından, kulüplerden etkilendiğini, onların da tırnak içinde “kucakta” olduklarını bildikleri için; sahada rahat değiller. Yoksa benim hakemlerim yeteneksiz değiller. Anasına babasına güvenmeyen çocuk psikolojik sorunlu büyür. Bu kadar basit.

“MÜFTÜOĞLU’NUN MHK BAŞKANLIĞINA GELMESİ SİYASİLERİN RİCASIDIR”

Sadece büyük takımların değil Anadolu takımlarının maçlarında da büyük hatalar görüyoruz…

Bu gömlek gibidir. Gömleğin ilk düğmesini yanlış iliklersen ondan sonrakileri de yanlış iliklemek zorunda kalırsın. Kuddusi Müftüoğlu’nun o mevkiye gelmesi siyasilerin ricası, teveccühü ile oldu. Kuddusi Müftüoğlu orayı haketmedi. Kuddusi Müftüoğlu’nun hangi vizyonu var ki, hakemler üzerinde hangi disiplin veya manevi etkisi var ki onların patronu olsun. Yanlış getirildi ve bu da sahaya yansıdı.

“HİÇBİR TÜRK VATANDAŞI CÜNEYT’İN KARİYERİNİ GEÇEMEZ”

Cüneyt Çakır, Şampiyonlar Ligi finali yönetti. Ama ona bile baktığımızda Süper Lig’de yönettiği maçlar ile Avrupa’da yönettiği maçlar arasında çok fark olduğunu görüyoruz. Bunun sebebi nedir?

O da diyor ki, ben yarın öbür gün bir karar verirsem medya ne der? Kulüpler federasyon başkanını arar mı? Federasyon başkanı, Kuddusi Müftüoğlu’nu arayıp ‘ne oluyor’ der mi? Bu tür psikoloji içinde sahaya çıktığı için maçlarda zaman zaman hata yapıyor.

Cüneyt Çakır kariyerinde birinin bunlardan etkilenmesi normal mi?

Herkes insan. Hakemleri robot gibi zannetmeyin. Türkiye öyle bir ülke oldu ki valisi, polisi, basını herkes güçlerden etkilenir. Bu siyasi güç olur, para gücü olur veya kurum gücü olur. Türkiye’de insanlar işini yaparken vicdanlarıyla ve bilgileriyle rahat hareket edemiyorlar. İklim maalesef bu.

Cüneyt Çakır’ın hakemliğini beğeniyor musunuz?

Dünya’nın en iyi 3. hakemi seçtiler ama bana göre hakkı yendi. Geçen sene için 1 numara oydu. Şampiyonlar Ligi Finali’ni yönetmiş, Dünya Kupası yarı finalini yönetmiş adam dünyanın en iyi hakemlerinden biridir. Cüneyt göreceksiniz Fransa’daki Avrupa Şampiyonası’nda da çok iyi maçlar yönetecek. Bundan sonra zaten bir tek Dünya Kupası finali yönetmediği kaldı. Onu da yönetebilir. Bu kimseye ütopya gelmesin. Bir şansı var. 2 sene sonra yapılacak Dünya Kupası’nda finali yönetebilir. Eğrisi doğrusuna denk gelirse. Daha ne yapsın? Bir daha da hiçbir Tük vatandaşı Cüneyt’in kariyerini geçemez.

“FIRAT AYDINUS’UN KAFASINDA 76 TANE TİLKİ DOLAŞIYOR”

Cüneyt Çakır dışında beğendiğiniz hakemler kimler?

Cüneyt dışında Hüseyin Göçek’in hakemliğini ve insanlığını beğeniyorum. Fırat Aydınus’un hakemliği çok iyi olmasına rağmen kafasında 76 tane tilki dolaşıyor ve her maçta veya maçtan önce bu tilkilerin kuyrukları birbirine çarptığı anda şase yapıyor. Bülent Yıldırım tilkici hakem, Halis Özkahya tilkinin kitabını yazar. Ali Palabıyık’ı çok beğeniyorum, çok temiz çocuk. Alper Ulusoy’u da beğeniyorum yetenekli bir hakem. Deniz Ateş Bitigen de fena değil. Ama insan olarak 2 kişiyi çok iyi tanıyorum. Cüney Çakır ve Hüseyin Göcek ikisinin de hakemliğini ve insanlığını beğeniyorum.

“ADIM GİBİ EMİNİM Kİ DENİZ ÇOBAN ÇOK PİŞMAN”


Deniz Çoban bu sene yönettiği Çaykur Rizespor Kasımpaşa maçının ardından hakemliği bıraktı. Bu doğru bir karar mıydı?

Kendine göre doğru olabilir. Ama Deniz Çoban hakemliği bırakalı 2-3 ay oldu. Adımın Ahmet Çakar olduğu kadar iyi biliyorum ki Deniz Çoban şu anda pişman. Ben ne halt ettim diyor. Madden birden boşluğa düşersin. Deniz çoban ve eşi öğretmen. Evlerine toplam 5-6 bin lira para giriyordur. Ama hakemlikte bu parayı aşağı yukarı bir maçta kazanıyordu. Dolayısıyla bu maddi bir travmadır. Daha da önemlisi maddi travmadan daha önemlisi manevi travma. Hakemliği bıraktıktan 3 ay sonra kimse seni anmaz, tanımaz. Aile yaşantın sıkıntıya girer. Ben şu anda pişman olduğunu düşünüyorum .

“İNANMADIĞIM HİÇBİR DÜDÜĞÜ ÇALMADIM”


Sizin kariyerinizde böyle pişman olduğunuz bir an oldu mu? Galatasaray-Beşiktaş maçında penaltı kararı. Beşiktaş-Fenerbahçe maçında top çizgiyi geçti geçmedi tartışmaları gibi…

Hayatımda hiçbir şeyden pişman olmadım. Ne yaptıysam ben yaptım. Yaptığımın da arkasındayım. Hata yapmadım demiyorum, hata yaptım. Hatasız hakem yoktur. 20 sene çok büyük maçlar yönetiyorsun. Bu 20 yılın bazı dönemlerinde kötü maçlar da yönetebiliyorsun. Ama inanmadığım hiçbir düdüğü çalmadım. Maddi manevi birisinin etkisiyle, baskısıyla asla düdük çalmadım.

Yönettiğiniz meşhur Bourdeux-Milan maçınız var. Serbest vuruş oluyor, topun başındaki isim Zinedine Zidane. Ortayı yapıyor top size çarpıp Dugarry’nin önünde kalıyor ve gol oluyor. O an da ne düşündünüz?

Ahhh dedim. Omzuma çarptı şöyle 10-15 derece açı değiştirdi Dugarry golü attı. Maçın 4. Hakemi Bülent Yavuz’du. O bile farkında değil durumun. Sonradan öğrendiler. Orada topun bana çarpması da Dugarry’nin önüne gitmesi de şanssızlık. Benim hatamdı. Maçta kimse farkında değildi. O yüzden kimse itiraz etmedi.

“BÖYLE KAKA YAPMAYA DEVAM EDERLERSE YABANCI HAKEM GELİR”

Yıldırım Demirören geçtiğimiz günlerde “Yurt dışından hakem getirmek akıl dışıdır” dedi. Sizce Süper Lig’de yabancı hakemlere görev verilebilir mi?

Bu kangren gibidir. Kimse kolunu kesmek istemez. Ama kangren bütün vücudu sarıp insanı öldürecekse kolu feda edersin. Yani bir gün şartlar öyle oluşur ki Türkiye’de hiçbir maçta hakeme güven kalmaz ve o gün şampiyonluğu belirleyecek öyle bir maç gelir ki mecbur kalırsın yabancı hakem getirmeye. Türkiye’ye yabancı hakem gelip gelmemesi Türk hakemlerinin elinde. Böyle kaka yapmaya devam ederlerse yabancı hakem de gelir.

Siz ekranda gördüğümüz kadarıyla gidere gider yapan bir insansınız. Peki hakemlik döneminizde de böyle başkaldırdığınız bir durum oldu mu?

Ben MHK’yi basan tek hakemim. Hilmi Ok, Talat Tokat falan MHK’deyken daldım içeri bir karardan dolayı. Sağım solum belli olmaz.

“EMRE BAŞAKŞEHİR’E GİDİNCE ZIRHINI KAYBETTİ”

Hakemler büyük takımlara özellikle de bazı oyunculara müsamaha gösteriyor mu? Geçmiş dönemde Felipe Melo ve Emre Belözoğlu gibi isimlere…

En basit örneği geçen sene Melo Türkiye’de hiç atılmadı. İtalya’ya gitti yarım sezonda kaç sefer atıldı.

İlk yarının son maçında Rizespor-Başakşehir maçında Emre Belözoğlu kırmızı kart gördü. Emre Fenerbahçe’de olsaydı o kart çıkar mıydı?

Bu Türk hakemlerinin büyük basiretsizliğidir. Emre, Fenerbahçe’de güçlüyken kısmen dokunulmazdı. Başakşehir’e geçti sıradanlaştı. Zırhını çıkarttı yandı. Emre, Fenerbahçe’de oynadığında niceleri çıkmadı.

“GALATASARAY’IN ŞAMPİYONLUK ŞANSI YOK”

Şampiyonluk şanslarını nasıl yorumluyorsunuz?

Galatasaray’ın bana göre hiçbir şansı yok. Şampiyonluk yarışı Beşiktaş ve Fenerbahçe arasında geçecek. Galatasaray’ın mücadelesi öncelikle 3.’lük, mucizevi olarak da 2.’lik için olur.

Beşiktaş mı daha avantajlı Fenerbahçe mi?

Çok yakın çok. Bana göre tam yüzde elli şansları var.

Beşiktaş şu anda stadı olmamasına rağmen şampiyonluğun en büyük iki adayından bir konumunda. Beşiktaş Başkanı Fikret Orman’ı başarılı buluyor musunuz?

Başarılı buluyorum. Niye? Çünkü 2 senedir takım göçebe gibi olmasına rağmen fena sonuçlar almıyor. Bu sene şampiyonluğu kovalıyorlar. Enkaz devralmalarına rağmen İyi kötü transferler yapıyorlar. Fikret Orman’a başarısız diyen adamla sabaha kadar tartışırım. Ne kadar başarılı bilmiyorum. Ama başarılı.

Beşiktaş’ın bu sene şampiyonluk yarışında en büyük engeli ne olur?

Kendisi olur. Kaleci transferi yapamazlarsa bunu acısını çok çekerler. Stoper transferi yapamazlarsa yandım anam derler. Tolga kötü kaleci demiyorum. Lakin yine 1-2 hatalı gol yer ve Beşiktaş maçı kaybederse büyük sıkıntı çıkar. Şampiyonluğa oynuyorsan, kalecin çok iyi olmalı.

“HAMZA HOCA’NIN KOVULMASI KADAR BÜYÜK BİR REZİLLİĞİ HAYATIM BOYUNCA GÖRMEDİM”

Hamza Hamzaoğlu Galatasaray’dan kovuldu. Kovulma gerekçesi olarak da Umut Bulut’un sözleşmesini zaten uzatacaktık sözleri gösterildi. Siz Hamza Hoca’nın gönderilmesini doğru buluyor musunuz?

Türk futbolunda nice kepazelikler gördüm. Nice rezillikler gördüm. Nice yanlışlar gördüm. Ama Hamza Hoca’nın gönderilmesi kadar büyük bir rezilliği hayatım boyunca görmedim. Takımı geriden al, 3 kupa al, şampiyon ol, Şampiyonlar Ligi’nde Benfica’yı da yenmiş ol ondan sonra kovul. Anlarım şike yapar, ahlaki bir sorun yaşar camia mecbur kalır görevine son vermeye. Ama Hamza beyefendi bir çocuk. Ne yapmış? Yok efendim oyuncular istemiyormuş. Bırakın bu işleri.

Dursun Özbek’in hatası mı bu?

Dursun adında başkan olmaz. Başka hiçbir şey söylemiyorum.

Hamza Hamzaoğlu ile ilgili “Sevgili Hamza çok iyi niyetlisin. Oysa ülkemiz 3 tarafı denizlerle, 4 tarafı ise şerefsizlerle çevrilidir” dediniz. Neyi kastettiniz bu cümlenizle?

Evet, doğru dedim. Birileri oydu Hamza’yı. Kim bilmiyorum. Bu bir laf benim tarafımdan Türk Edebiyatı’na neşredilecek gibi. Türkiye 3 tarafı denizlerle 4 tarafı şerefsizlerle çevrili bir ülkedir. Özellikle Galatasaray’da her an her şey olabilir. Hiç şaşırmıyorum artık.

Peki “Ünal Aysal kendisinden sonra gelenlere bir enkaz bırakıp kaçtı?” diyebilir miyiz?

Ünal Aysal arkasında enkaz bıraktı. Galatasaray’ın anasını ağlattı. Kaçtı lafı biraz ağır olabilir. Ama bırakıp gitti. Dursun Özbek ekonomik olarak bir enkaz devraldı. Bunu kabul etmemiz lazım.

Hamza Hamzaoğlu’nun ardından takımın başına Mustafa Denizli getirildi. Denzili’yle birlikte takım ileriye mi gitti yoksa geriye mi?

Henüz net bir şekilde Mustafa Denizli’nin takıma faydası oldu ya da olmadı diyemem. Onu önümüzdeki haftalarda göreceğiz. Ama Hamza’yı kovduktan sonra artık macera arayamazsın. Mecbur Mustafa Denizli’yi getirdiler takımın başına.

Güncelleme Tarihi: 21 Ocak 2016, 10:32
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER