Hamza Hoca'dan Çarpıcı Sözler

Hamza Hamzaoğlu ayrılık sonrası ilk kez Ntvspor'da soruları yanıtladı.

Hamza Hoca'dan Çarpıcı Sözler

Hamza Hamzaoğlu'nun açıklamaları şöyle:

"Dursun başkanı ve yönetimi asla suçlamıyorum ama bu sezon beraber olamadık. Her türlü şeye rağmen yolumuza devam ediyorduk. Başarı herkese göre farklı ama ben kendi ekimini ve takımımı başarılı buluyorum. 4. yıldız, 20. şampiyonluk ve alınması gereken kupalar, bunları başarmamız gerekiyordu, başardık da."

"Bıraktığım takım, hala zirve yarışında olan bir Galatasaray. Şampiyonlar Ligi'nde hala gruptan çıkma şansı bulunan bir Galatasaray var. Benfica maçında 2-1 mağlup olduk ama kazanabileceğimiz bir maçtı. Bizim hatamız vardır belki ama kazanabilirdik. Oynanan oyun kriterdir bana göre. Bu sene de hedeflerimizde bir sapma yoktu. Yönetim böyle bir karar aldı ben de saygı duydum. Geçen sene yakalanan başarıda Duygun Başkan'ın önderliğinde, çok güzel bir çalışma hayatımız oldu. Ben bu uyumun bozulmasını istememiştim. Abdurrahim abilerle konuştum ayrılmayın dedim. Kulübü daha iyi durumlara getirebiliriz dedim. Cüneyt Tanman bizim yabancı olduğumuz biri değil. Beraber başladık. Onun bizimle yeni çalışıyor olması ve bizim de onunla, bazı anlaşmazlıklar getirdi. Daha sonra kendi ayrıldı ve Mehmet abi ile devam ettik."


"Ibrahimovic dedikoduları transfer politikamızı olumsuz etkiledi. Sezon başı kampında takımla beraberiz ve tüm basın orada. Benim konuşmam rahatsızlık verdi ama ben vardım takımın başında. Başka kim konuşabilir? O gün ne söylediysem bugün de aynı şeyi söylüyorum. Kulüp olarak Ibrahimovic'i almak akıllıca değildi. Her teknik adam böyle bir yıldız ile çalışmak ister. Bruma'yı da Telles'i de kiralık göndermezdim, kadrom kalabalık olsun diye tutardım ama yapmadım. Deneyim kazanıp gelsinler istedim, olmadı."


"Sabri'ye alternatif olarak Dani Alves'i düşündük. Menajeri geldik görüştük.İmza ücreti ve menajerlik ücreti vardı. Sağ bek için çok fazla bir ücretti. Kulübün de durumunu düşünerek istemedik. Sabri'yi göndermeyi düşünmedik ve kendi oyuncumuza gereken değeri verip onu tuttuk. Geçtiğimiz senelere bakınca tüm arkadaşlarından daha az aldığını gördük ve onu onore etmek istedik. Altyapıdan çıkma kaç futbolcumuz var? Sabri ile hak ettiği bir anlaşma imzaladık. Eleştirenler haksızlık yapıyorlar. İstatistiklerini gözler önüne sersek mevkidaşlarından çok daha az rakamlar aldığını görürsünüz."


"Gomez ile düşüncem daha farklıydı. Avusturya kampında Cüneyt abi ile Gomez konusu gündeme geldi. Ben Burak ve Umut'u örnek vererek zaten bu tarz oyuncularımız var dedim. Biraz daha alıcı gözle bakınca bizde iyi şeyler yapabilir diye düşündük. 9 milyon euro gibi bir mâliyeti vardı bıraktık. Beşiktaş farklı bir formülle aldı diye duydum daha sonradan."


'Mâli durumumuz kötü' demedim fakat ileriye daha güvenli bakabilmek için daha frenli gitmek gerekiyor. Önümüzdeki yıllarda daha büyük hedefleri kovalamak için böyle planlı gitmek gerekiyor. Herkes diyor ki 'Melo gitti, Bilal geldi'. Biz Bilal'i Melo'nun alternatifi olarak almadık. Bizim alternatif oyuncumuz Dzemaili olmasın da, 2 milyon euro'luk Bilal olsun. Bu oyuncular kötü oyuncular değil ki. Cem Reading'de kaptanlık yapmış bir oyuncu. Daha önce Fenerbahçe de Beşiktaş da istedi diye biliyorum bu oyuncuyu. İlk defa transfer dönemini artı ile kapattık."


"Ben Burak Yılmaz da dahil her oyuncumun maksimum performansla oynamasını sağlamaya çabaladım. Hoca, oyuncusundan verim almak her yolu dener. Ben de Burak'tan verim almak için her yolu denedim. Umut'un arkasında oynatıp onun ofsayta düşmemesini, sürpriz olarak gelip gol bulmasını sağlamaya çalıştık. Daha sonra alışkın olduğu pozisyona döndü. Her oyuncunun defansif anlamında da görevleri var. Ben de Burak'tan bu verimi alabilmek için çeşitli yollar denedim. Burak'a 'İyi olmak zorundasın' mesajını vermek istedim. Ama her şey büyütülüyor. Antrenörler biraz daha rahat bırakılmalı. Benim hiçbir oyuncu ile sorunum olmadı. Olsa zaten çalışmam."


"Sneijder bana sonradan mesaj attı. Ben yanlış anlaşıldım. Ben 'Takım olarak daha fazla çalışmamız gerekiyor' demek istedim fakat farklı algılandı. Yeni gelen çok deneyimli bir hocaları var. Yeni umutla lige ve geleceğe bakmalılar. Bu yüzden böyle söylemlerde bulunacaklar. Oyuncularımın bu konuşmalarını çok normal karşılıyorum. Yine de bir cevap vermek gerekiyorsa geçen seneki şampiyonluk nasıl geldi? Bunları söylemeye bile gerek duymuyorum. Umarım çok çok başarılı olurlar."


"Birçok defa anlattım. Sezon bitince Melo bana haber gönderdi. 'Ben burada kalmak istemiyorum çocuklarım ve eşimle beraber gitmek istiyorum' dedi. Transferi için izin istedi, verdik. Fakat olmadı geldi antrenmanlara katıldı. Transferin son günü bana 'Hocam bu benim hayatımın fırsatı yardımcı olursan sevinirim' dedi. Yönetimle görüştüm ve 'Gitmesinde benim için bir sakınca yok' dedim. Bu ani gelişince biz de Kevin'a haber gönderdik. Planlarımız ocak içindi. Melo gitmeseydi almayacaktık."


"Grosskreutz bize geldiği gibi 'Ben temelli geri dönmek istiyorum' dedi. Morali bozuldu. Bana da 'Ailemden uzak yapamam' diye söylemişti. Birkaç hafta gitti ve geldi. Hafta sonları biz maç kampına girince o cumadan pazartesiye kadar gidiyordu ailesinin yanına. Ocak ayına kadar ona böyle bir zaman tanıdık. Kendisi benimsemişti burayı, mutluydu. Sürpriz oldu fakat maç oynamaması büyük etken."



"Mustafa hoca Galatasaray ile anlaşınca ben kendisine mesaj attım. Dün konuştuk sonradan görmüş. O beni aradı, ben duymadım, bir türlü konuşamadık. Yarım saat sohbet ettik. Takımla ilgili konuştuk. Benim Mustafa hocanın telefonunu açmama gibi bir durumum olamaz. O benim Galatasaray formasını giydiğim ilk dönem hocalığımı yaptı. İyi bir kadro var. Puan farkında ne takım ne de taraftarlar aldırış etsin. Zirveyi alacak gücümüz var. Galatasaray finale kadar gider ve Avrupa Şampiyonluğunu alır eğer UEFA'ya giderse."


"Çok güzel zamanlar geçirdim. Alnımızın akı ile sezonu bitirdik. Gururla ve onurla bir sezonu paylaştık. Kader birliği yaptık. Her şeyin bir sonu var bu zamanmış. Yeni hocamızla takımımız yoluna devam ediyor. Tekrar takıma destek olsunlar. Oyuncuların buna şu an çok daha fazla ilgisi var. Ben artık gündeme gelmek istemiyorum. Kulübüme zarar vermek istemiyorum ya da vakitlerini almak istemiyorum. Ben sadece kendi kariyerimi düşünerek 'Şu oyuncuyu, bu oyuncuyu istiyorum' diyemem. Yarın da başka gün de böyle bir şey diyemem. Ben böyle şeyleri düşünüyorum, düşünürüm de."


Astana ile berabere kaldık ve ne şekilde kaldığımızı da biliyorsunuz. Astana ile ilk oynayan takım biz olduğumuz için basın kötü değerlendirdi. Fakat Benfica ve Atletico Madrid de o deplasmanda puan bıraktı. Mehmet abi ile sürekli birlikte olduğumuz için bu bilgileri konuşarak aktarıyoruz ve yönetime böyle bilgi gidiyordu. Zaten maçın üzüntüsü vardı. Üstüne bir de yönetim rapor istedi, yazmıyorum dedim. Başakşehir maçından sonra yazar veririm dedim. Bu rapor zaten benden istenmeden basından duydum. Önce basına sızıyor. Rapor isteyebilir yönetimler ancak bunu basın yolu ile isteyemezler. Oyunculara siz merak etmeyin zaten suçlu hoca, biz ona hesap soruyoruz mesajı veriliyor. Ben de buna tepki olarak kabul etmedim rapor yazmayı. Daha sonra benden rica ettiler. Mehmet abi beraber yazalım dedi. Birçok şeyin kararını beraber alıyoruz dedi. Cenk ben ve Mehmet abi yazdık ve rutin olarak her hafta yazmaya başladık. O zamanki tepkim Astana maçındaki üzüntümdü ve destek bekliyordum. Tam aksini görünce kırıldım. Çok uyumsuz bir çalışmamız olmadı aslında. Basında da kasıtlı olarak yıpratılmaya çalışıldık. Geçen sene şampiyon olduk bu sene olmamız insanlara cazip gelmedi sanırım. Bazı spor yazarları çok üzerime geldiler. Ben ayrılmadan önce baktım herkes iyi şeyler yazmaya başladı. Hangi dağda kurt öldü diye düşünmeye başladım ve içime bir kurt düştü açıkçası. Benim kulağıma dedikodular geliyordu elbet ama fazla ilgilenmiyordum. Ben bu yolun sonuna kadar beraber gideceğimizi düşündüm hep. Benim hiç kimseye bir kırgınlığım yok. Ama bu sene de şampiyonluk ve Avrupa'da başarılar kazanmak istiyordum.


Mesele Umut değil. Mesele, benim bir oyuncu için söylediğim 'anlaşırdım' ifadesi. Sanki sözleşme uzatma yetkisi bendeymiş gibi algılanmış. O güne kadar olan şeyler üzerine bu da eklenince bunu yaşadık. Umut çok memnun olduğum bir oyuncu. Herkesin de çalışmak isteyeceği bir oyuncu. İstediğinizi size fazlası ile veren bir oyuncu. Devre arası tranfer edebileceğimiz oyuncularla ilgili bir çalışma yapıyorduk. Akşam Cenk aradı. Hocaya söyle onu bekliyoruz demişler. Ben de akşam trafiği hemen gelemem acil değilse yarın konuşalım dedim. Acilmiş, hazırlanıp çıktım. Takımla ilgili bir şeyler konuşulacak diye düşündüm. Odaya girince başkan karşıladı beni. Oturur oturmaz hemen söyledi biz ayrılma kararı aldık dedi. Ben de hayırlı olsun başkanım dedim. Yönetim kurulunda mı aldınız diye sordum, evet dedi. Gerekçesini sordum, Umut ile ilgili yaptığım açıklamalar olduğu söylendi. Ondan sonra biraz konuştuk ve ayrıldık.


Fatih Terim aradı şaka mı yapıyorsun diye sordu. Çok şaşırdı ama bu işin içinde oluyor böyle şeyler. Selçuk aradı doğru mu diye sordu. Ertesi gün soyunma odasında ayrıldık. Burak'ın ağladığı nasıl duyuldu bilmiyorum ama, ilk gün orada toplanmıştık, son gün de orada toplanalım istedim. Gönülden destekleyeceğimi söyledim. Herkes 3 kupa alan antrenör diyor.Benim evimde hiç kupa yok bunların hepsi Galatasaray'ın müzesinde. 4. yıldızı takan hoca olarak anılacağım için mutluyum. Tekrar hizmet için çağırırlarsa yine gelip, yarım kalan işimi bitiririm. Kendimi geliştirip kulübüme dönmeyi çok isterim.


Bana teklif gelmedi. Sadece duyumlar geldi. İşin doğrusu biraz dinlenmek istiyorum ama çok fazla da değil. Bekleyerek kendimizi geliştiremeyiz. İşimi seviyorum. Daha farklı kulüplerde kendimi geliştirmek istiyorum. Öncelikli düşüncem yurt dışı olacak. Bursaspor'dan teklif almadım. Şartlar uygun olursa, giderim. Neticede ben teknik direktörüm ve kulüplerle çalışacağım. Seve seve gelirim demişim gibi algılanmış. Henüz Galatasaray'dan ayrılmayı yeni yeni atlatıyorum.


Sezona yüzde 50 farklı bir kadroyla başladık. Bilal çok eleştiriliyor fakat oynadığı maçlarda iyi savunma yapan bir oyuncu. Tabi belli bir süre alışma süreci olacaktı. Tam yola girmemiz gereken durumda Rize maçı denk geldi. Bana göre o maç tüm şanssızlıkların toplandığı bir maçtı. 3-2'lik skoru yakaladık ama 3-3 oldu. Ben oyuncularıma dedim, bunu korumaya çalışmayın ileri gidelim ve kazanmaya çalışalım. Ki belki Sneijder pasını Podolski'ye ulaştırmış olsaydı biz 4-3 kazanacaktık. Galatasaray sahaya her zaman kazanmak için çıkar. Önemli olan bu ruhu kaybetmemek. Sonuçta hayırlı olsun. Kimse artık bu saatten sonra geriye dönüp bakmasın. Kimse suçlu aramasın. Lig devam ediyor herkes takıma destek olsun. Pişman olduğum bir şey yapmadım. Ama eksiklerimiz olmuş olabilir. Transfer konusunda biraz daha katı olmalıydım belki. Ama şartlar neyi gerektiriyorsa onu yaptım. Son Rize maçına kadar birçok istatistikte 1. sıradaydık. Ortada kötü bir durum olduğunu düşünmüyorum. Ama hep şartları düşünüp en iyi bütçe ile en iyi oyuncuları almaya çalıştık. Bunu daha sonra daha iyi anlayacağız diye düşünüyorum.


Yönetim bizi hep desteklemeye çalıştı fakat sezon başından beri birçok şeye maruz kaldık. Yıpratıldık basında çıkan bazı şeylerle. 4. yıldızdan sonra bir sürü şey değişti. Yeni bir yönetim, bizimle uyumu, basınla ilişkiler. Hepsi aynı anda değişince hatalar elbette oldu. Ben yönetimi suçlamıyorum. Destek oldular olmaya çalıştırlar ama bazen de yalnız kaldım. Ben başta Aykut Kocaman ve Mehmet Özdilek olmak üzere meslektaşlarıma teşekkür ediyorum. Beni desteklediler. Aynı şekilde birçok taraftar beni destekledi. Bunları görmek beni duygulandırıyor. Doğru yolda yürüdüğümü görüyorum. Kafamı yastığa koyduğumda içim huzurlu. Bugün de bu desteği görmek beni çok mutlu etti.


Ben Akhisar'ın Süper Lig hedefini koyarak işe başladım. Bence bu vizyon konusunu anlatıyordur. Vizyonunuz imkanınızla doğru orantılı. Ben hayatım boyunca hiç şikayet etmedim ve gocunmadım. Bana sunulan imkanlarla en iyisini yapmaya çalıştım. Denizlispor ve Akhisar'da yaptıklarımızın vizyonumuzu anlatması lazım diye düşünüyorum. Ben sosyal medyayı takip etmiyorum ama duyarsız da değilim. Çok fazla etkisinde kalmanın doğru olduğunu düşünmüyorum. Biz işin içindeyiz ama dışarıdaki insanların fikirleri daha önemli oluyor. Bu kadar fazla sosyal medyanın içine gömülmemek lazım. Ben yaptığım işi biliyorum, ne için yaptığımı biliyorum. Önemli olan benim ne yaptığım. Dediğim gibi basından beni artık kimse aramasın. Diğer insanlarla da irtibatım azaldı. Bugün de son olsun. Herkese hakkımı helal ediyorum. Bence artık bu konu kapansın. Galatasaray da yeni hocasıyla yoluna devam etsin.  


Ntvspor

Güncelleme Tarihi: 03 Aralık 2015, 16:17
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER